Ki-Musubi Aikido Platformu / Atakan Utku’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Pascal Norbelly Sensei, 32 yıldır Christian Tissier Shihan ile birlikte aikido çalışıyor. Başta Fransa olmak üzere, Polonya, Almanya, Kanada’da seminerler veriyor. Norbelly sensei, aynı zamanda Fransa Aikido Federasyonu’nda Teknik Kurul Üyeliği görevini yürütmektedir.
32 yıllık aikido yolculuğu süresince, yaşadığı deneyimleri ve teknik birikimleri İstanbullu aikidocularla paylaşan Pascal Sensei, özellikle aikido yolculuğuna yeni başlayanlarla yakından ilgilendi. Davetimizi kırmayıp İstanbul’a gelen ve deneyimlerini bizlerle paylaşan Pascal Norbelly Sensei’ye teşekkür ediyoruz.
Sizi Aikido yapmaya iten nedenleri açıklar mısınız?
1971 yılında, üniversiteye başladığımda, bir savaş sanatı çalışmak istiyordum. Geldiğim yerde (Fukuoka, Ktushu) Judo, Kendo ve Karate gibi disiplinler popüler uğraşlar. Aikido’dan bahsedildiğini duymuştum fakat neye benzediğini bilmiyordum. Bir denemekte fayda var diye düşündüm. Evimden 15 dakika uzakta bir yer buldum. Morito Suganuma Shihan (Shoheijuku Dojo cho)’nun dojo’suydu. İlk gödüğümde, size doğruyu söylemek gerekirse, Suganuma Sensei’nin kişiliğini Aikido’dan daha fazla sevdim; bu yüzden çalışmaya başladım.
Neden bir Aikido eğitmeni olarak kariyer yapmaya karar verdiniz?
1975-1979 yılları arasında, Hombu Dojo’da uchi deshi olarak kalmama izin verildi. Her sabah saat 6:30′da 2.Doshu, Kisshomaru Ueshiba Sensei ile ders yaptım. Sürekli çok gayretli çalışmam için baskı vardı. Kisshomaru Doshu’dan çok şeyler öğrendim ve bana çok ilgi gösterdi. Aynı zamanda, formumun zirvesindeydim. Tekniğim çok iyi değildi ama başarabileceğimi hissettim ve bir Aikido eğitmeni olarak yetişmek için çok çalıştım.
Hombu Dojo’da Aikido yapan yabancılar ve Japonlar arasında bir fark görüyor musunuz?
Aikido Japon olmayanların kültürlerinin doğal bir parçası değil. Ayrıca, sıklıkla dil engeli var, dolayısıyla, yabancı öğrencilerin gördükleri ve anladıkları Japon öğrencilere göre değişik oluyor. Yabancı öğrenciler dersleri çok ciddi izliyorlar ve gördükleri teknikleri aynen yapmaya çalışıyorlar. Fakat, ben tekniği sadece mekanik tarzda göstermeye çalışmıyorum, onun kalbinde olan Aikido’yu yapmaya çalışıyorum.
Yabancı ülkelerde yaptığınız seminerlerden bir anınızı anlatır mısınız?
Bir keresinde, Polonya’da, ders sonrası, spor tesisinin işleticisiyle içki içtim. Spor tesisinin içinde sigara içmek yasaktı. Dışarda sert bir rüzgar ve kar vardı. Tam dışarı çıkarken, beni çağıdı ve ofisine götürdü. Kelimelerle anlaşamadığımız halde, sigaralarımızı yaktık, votka içtik ve birlikte hoş vakit geçirdik.
Bugünlerde hangi teknikleri çalışmayı seviyorsunuz?
Shomenuchi / Ikkyo. Rakibin üzerine tüm enerji ve hislerimiz yoğunlaştırarak kesmek. Ve de Shomenuchi / Irimi Nage.
Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?
Son zamanlarda, tek parmakla bilgisayar ve internet kullanmayı öğrenmeye çalışıyorum. Bunları bana kızım öğretmeye çalışıyor…
Gelecek için planlarınız nedir?
Çalışmalarımda, rakibin niyetini okumaya ve nasıl geldiğini görmeye çalışıyorum. Bu da ma-ai, zamanlama, hareket gibi olguları çalışmayı gerektiriyor. Şu anda yaptığım Aikido’da sınırlarımı algılayabiliyorum. Aynı zamanda, silah çalışmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Silah çalışması, rakibin hızlı hareketleri, ma-ai, doğru zamanlama gibi şeyleri görmemizi sağlıyor.
Bu görüşme için çok teşekkür ederiz.
Birşey değil.


